Konuk Odası

SIRLI KADINLAR / BENAN BİLEK

Çok sesli, bol renkli bir Benan Bilek Aslında ironik ve komik anlar doğumuyla başladı. Annesi 8 aylık hamileyken evin halılarını yıkayıp yıkayıp astı ve sabahına Benan doğdu. Sakin, planlı, temkinli bir başak kadını olacağına, gösterişi seven, farklı bir şeyler yapacağım diye sürekli maceralara atılan bir aslan olmak zorunda kaldı. Erken doğduğu için hayatının en zayıf ve minik zamanını maalesef hiç hatırlamadı. Uzun boylu diye ilkokul boyunca öğretmeni yerine tahtaya o yazdı, tüm resmi bayramlarda portre, flama, bayrak, pankart gibi etkinlik malzemelerini ön sıralarda o taşıdı. Farklı tanıtım malzemelerine ilgisi farkında olmadan gelişti. Edebiyat öğretmeni Tülin hanıma hayrandı; edebiyat okumayı seçti. Üniversitedeyken bölümünden pişman oldu, vazgeçemedi. İstanbulluydu ama edebiyat okumaya İzmir’e geldi. Öğrenciyken Karacan yayınlarında çalışmaya başladı ve Playboy, Bravo, Kadın, Kapital, Sanat Olayı dergilerinde röportör olarak çalıştı. Gözü döndü. Röportaja gittiği bir firmadan teklif aldı ve Halkla İlişkiler Biriminde önce çalışan, sonra şef sonra da müdür oldu. Doğrudan satış sektöründe ses getiren işler yaptı. Bir yandan metin yazarlığı yapmayı hep sürdürdü. İzmir’deki tanıtım filmlerinin çoğunun senaryosuna imza attı. Organizasyon işlerine bayıldı, elişi yapmaktan hiç vazgeçmedi, yazı yazmayı hiç bırakmadı ve bol bol konuştu. Ekmeğini elinden ve çenesinden çıkardı; hâlâ da sürdürüyor. ------------------------------------------------------------------------ S:Eleğinizi işlediniz duvara astınız. Bu sergiyi hazırlamak için hayatınızdan neleri elediniz? BENAN:Hayatımdan en çok emeğe, yüreğe ve sevgiye değer vermeyenleri eledim. Sen istemesen de yaşam eleği kumları, tozları eliyor zaten farkına bile varamadan. Sergiye hazırlanırken her bir resimde yaşama ve yaşadıklarıma ilişkin renkleri işledim. Belki de bu yüzden emek emek ama rengarenk bir bütün çıktı ortaya. Yaşamın kendisi gibi. Sanırım elediklerim olmasa siyah beyaz olurdu tüm eleklerim. ------------------------------------------------------------------------S:Türkiye’de ilk misiniz? Nereden esinlendiniz? BENAN: Eleklere ipliklerle resim yapmak konusunda Türkiye’de ilkim. Büyük olasılıkla dünyada da ilkim. Un eleği kullanan kaç ülke var bilmiyorum çünkü. Un eleği gibi hepimizin hafızasında farklı yeri olan bir malzemeyi kullanmaksa bir deyime isyan olarak başladı: “unu eleyip eleği duvara asmak”. Bu söz benim için bir “son” gibi. Ve sonları pek sevemedim. Son olmasın ve renk dolu olsun diye elekleri işlemeye başladım. Eleğin dokusu her türlü nakışa imkan verecek yapıda olduğu için de tuval olarak eleği, boya olarak iplikleri seçip fırça yerine de iğneyi kullandım. ----------------------------------------------------------------------- S: Bu bir hobi... Hobi olarak mı kalacak? BENAN: Evet bu bir hobi. Ama aynı zamanda da on yılı aşkın süredir bana kattığı manevi değerlerin yanı sıra, maddi kazançlar da sağlayan bir hobi. İzmir’de olmasaydım biliyorum çok daha ses getirirdi yaptıklarım. Belki de iyi bir stratejiste ihtiyacım vardır; ne dersiniz? --------------------------------------------------------------------------- S: Ayrıca bir stand up sahneliyorsunuz? Kimleri konu ediyorsunuz? BENAN: Stand up yıllardır yapmak istediğim bir şeydi. Adım atmaya korktum. Bir aileye bir sanatçı yeter de artar diye düşündüğüm zamanlar da oldu. İşime zarar vermekten korktuğum bile oldu. Ama bir baktım ki doğum günü pastam artık mumdan görünmez halde. Çok sevdiğim birkaç arkadaşımın itelemesiyle gaza geldim ve bir yola çıktım. Yaptığımdan zevk aldım. Farklı işlerin peşinden koşmaya alışkın ruhum stand up konusunda da rahat durmadı ve yalnızca kadınların ve ruhu kadın olanların izleyebileceği, servis elemanının, kameramanın, aktüel çekim yapanların bile dişi olduğu bir format geliştirdim. Bu formatta ilk kural samimiyet. Olduğum gibi olmak. Numarasız, rolsüz hatta nerdeyse kontrolsüz. Bir kız çocuğunun odasında arkadaşıyla yaptığı pijamalı muhabbet gibi. Biraz sır paylaşmak, biraz dedikodu ve bolca kıkırdamaya. Gülümseten bir iş kısacası. Sanırım en çok paylaştıklarımızla gülmeye ihtiyacımız var. ------------------------------------------------------------------------ S: Kız kıza muhabbette neler konuşulur? BENAN:Ne konuşulmaz ki? Üstelik kırk sekiz saat, belki de daha fazla yorulmadan konuşabilecek bir potansiyelim var. Elimde değil. Stand up süremi bir buçuk saatle kısıtlı tuttum. Ama beni tanıyanlarla bilir ki bu bir buçuk saat aslında sadece girizgahtır bizim muhabbetlerimizde. “Biz Bize Kız Muhabbeti” denilmeyenleri demiyor, bilinmeyenleri anlatmıyor; hepimizin bildiklerini anımsatıyor. Biraz gizli tutulmuş anların da paylaşıldığı, samimi bir program. Ruhunda “biz bizelik” var öncelikle. Ve kızların “biz bize” iken konuşabileceklerini bir erkek tahmin bile edemez. Neler konuşulduğunu görenler, neler konuşulabileceğini tahmin edebilirler. Bi izlemek lazım.

Etiketler

Yorumlar

Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi