Konuk Odası

Yılbaşı Gecesi

 Yılbaşı Gecesi

 
Bir telekız olarak yılın en çok iş potansiyeli olan günü yılbaşı gecesidir benim için. Tıpkı bir taksi şoförü gibi zamanı çok iyi kullanmak ve en randımanlı işi çıkarmak durumundayız. Evet, bu işi kendim istediğim için yapıyor ve çalışacağım zamanlara kendim karar veriyorum. Ama yine de mesleğime olan saygım nedeniyle özel günlerde mesleki gizli kurallara dikkat ediyorum. Ayrıca yılbaşı gecesi için hazırlanmanın verdiği adrenalin beni çok enerjik kılıyor.
 
Erkekleri bilirsiniz; Y kromozomunu X’ten ayıran o küçük çıkıntı nedeniyle alkollüyken kadınlara oranla daha da düşerler sekse. Üstelik içmeden önce sekse dair hazırlık hallerine girerler. Kadınlar içinse alkol önce ambiyans meselesidir. Keyifler birbirini tamamlar ve seks o alkollü gecenin büyük finalidir. Seks ekmek kadayıfının kaymağı gibidir. Olmasa da olur, ama olursa muhteşem olur.
 
Böyle zamanlarda telefonum haftalar önce çalmaya başlar ve rezervasyon görüşmeleri birbirini kovalar. Elbette tercih yapmak için belirleyici olan pek çok sebep var. Para bunların başında geliyor gibi gözükebilir; ama değil. Hele arama önceliği asla değil. Telefondaki sesin hayal gücü bu özel zamanların belirleyicisi olur benim için. Beni arayana nasıl bir gece hayal ettiğini sorar, anlattıklarını dinler ve arayana birkaç gün içersinde dönüş yapacağımı söylerim. Sonra hayalleri süzgecimden geçirir, beni en çok coşkulandıranları listelerim. Yazılarımı okuyanlar iyi bilir; plansız çalışmaktan hiç ama hiç hoşlanmam.
 
Neyse; uzatmadan anlatayım. Malum, gece yorgunuyum.
 
Yılbaşı gecesi dört ayrı işe gittim. İlki saat 15.00-17.00 arasıydı. Bir nevi kurumsal kutlama öncesi doping. Ünlü medya patronunun ofisinden içeri girerken bir gün önce bana gönderdiği Godiva kutusu elimdeydi. Yeni yılını kutlama amaçlı gelmiş gibi yapacakmışım. O çokbilmiş asistanı kahve servisi yaptıktan sonra ardından kapının kilitlendiğini hissetmedi bile. Benden sonra şirketinin kutlama toplantısına başkanlık edecek bu patrona günün ilk şampanyasını memelerimin arasından tattırmak benim için de hoş oldu. Ofisten çıkarken yılbaşı ikramiyemin dolar bazında duble yaptığını görmek bir sonraki işim için motive ediciydi.
 
İkinci müşterime medya patronunun bana tahsis ettiği araçla gittim. Araçta makyajımı tazelerken şoför tarafından aynadan dikizlenmek içimi gıcıkladı. Aynadaki gözlerine bakarak rujumu tazelerken diğer elim külotumun içinde gezindi. Kendi ıslaklığımı seviyorum.
 
Arabadan inerken “sizi bekleyeyim mi” diye sordu. Bir müşterimin daha olduğunu belirttim ve ekledim. “Eğer yapacak başka işin yoksa iki saat sonra beni yine buradan al” dedim ve arabadan indim.
 
Bu kez bir garsoniyerdeydim. Müşterimin zevkini tatmin için satın alıp amacına uygun şekilde döşettiği bu küçük daireye girdiğiniz an libidonuz tavan yapar. İndiğim arabada yaşadığım haz harekatından sonra zaten ne istenirse yapacak durumdayım. Biliyorsunuz, işimi seviyorum.
 
Kırmızının en yakıcı tonlarının hakim olduğu dairenin yuvarlak yatağında, görebileceğiniz en büyük organlardan birinin üstündeki iniş çıkışlarımla sadece müşterim değil ben de heyecanlandım. Bu çok büyük organ içime girerken “önemli olan nitelik değil, nicelik” iddiasının ne kadar saçma olduğunu bir daha bir daha yaşadım. Hayır efendim; nitelik önemli. Büyüklük çok büyük fark yaratıyor. Denemediyseniz mutlaka deneyin.
 
Aşağıya indiğimde araç kapıda bekliyordu. Bindim. Daireden çıkmadan şöyle bir düzelttiğim saçlarımı dikiz aynasına bakarak dağınık şekilde toplarken aslında bütün amacım şoförün dikkatini benden ayıramamasını sağlamaktı. Son adres şehir dışındaydı ve yeni yıla saatler kala oradan ayrılacaktım.  Müşterim benimle azacak, sakin seksini ise gece yarısına doğru yoldan gelecek eşine saklayacaktı. Şöminesi yakıldığından emin olduğum bu yazlık evin kapısında durduğumuzda şoföre ne yapacağını sordum. Bekleyeceğini belirtti. Saatlerdir cevaplamasını istediğim soruyu sordum: “İzlemek ister misin?”. Şaşkınlığından suskun kalınca çantadan telefonumu çıkarıp müşterimi aradım ve izlenmek isteyip istemediğini sordum. Heyecanlandığı telefonda bile belliydi. 
 
Orta yaşın üzerindeki üçüncü müşterim şöminenin karşısındaki büyük sehpaya atıştırmalıklar hazırlamıştı ve kırmızı şarap buz kovasında soğutulmaktaydı. Büfeden bir kadeh daha çıkaran bu beyefendiyi çok mutlu etmeliydim. İzleyicim vardı.
 
Şaraplardan yudumlayıp birbirimize iyi yıllar diledik. Bütün gece başka da konuşma olmadı zaten. Kadehler boşaldıktan sonraki iki saat benim için de hoş bir deneyim oldu. Uzun ve geniş deri kanepe beni başka noktalara götürdü. Boynumdaki ipek eşarbı müşterimin gözlerine bağladığımda üzerimde sadece iç çamaşırlarım vardı. Müşterimse çoktan kendisini bana bırakmıştı. Onu yavaş yavaş soyarken baktığım kişi ise izleyicimdi. İzleyicim gözlerini benden ayırmıyor, bir yandan da şarabını yudumluyordu. Müşterimi küçük emme eylemleriyle tadarken izleyicimin gözlerindeki ateşin sadece şömine ateşinin yansıması olmadığını fark ediyordum. Parası ödenen seksin masum organı iyice büyümüştü ve artık bana uygundu; üzerine yerleştim. Küçük hareketlerle gezinmeye başladım. Müşterim küçük inlemelerle keyfini paylaşmaya başladığında ensemde ıslak bir dilin gezindiğini hissettim. Ben sponsorumun üzerine uzandığımda sırtımda bir şeyin gezindiğini hissettim. İzleyicimin organı sırtımda ıslak ıslak geziniyordu. Bu beni daha da coşturdu. Gözleri hala bağlı olan sponsorumu daha derinlere almak için döndüm ve ona arkamı uzatarak eğildim. İzleyicim artık kendini hızla okşuyordu ve erkekliği ateşin kırmızılığında muhteşem gözüküyordu. Ağzıma aldım. Bir yandan da sponsorum içimde geziniyordu. İzleyicim sponsorumun gözlerindeki eşarbı çözdü. Müşterim heyecanla inledi. Üçlü bir doyum yaşadık. Parayı verenle duşa yürürken, o izleyicimizi de duşa çağırdı. Sabunla köpürtülen vajinama müşterim yerleşirken bir başka elin popomu sabunladığını hissettim. Birazdan o elin sahibi de içime arkadan yerleşti. Evet, evet; işimi seviyorum. 
 
Anlaştığım parayı eve girer girmez çantama koyduğum halde sponsorum kapıdan çıkarken o paranın iki katını daha verdi bana. Arabaya bindim. İzleyicim yine şoförlüğe dönmüştü. Sordum: “Parası ödenmiş iyi bir seks borcum var sana. Nerde istersin?”. 
 
Arabayı yazlık beldenin çok iyi bilinen bir otelinin kapısında park etti. Kredi kartıyla ödemesini yaptığı süit odada bedenimde ılık çikolata ve onun yakıcı dili gezinirken, alt kattaki balo salonunda konuklar yeni yıla giriyordu.
 
Hoş geldin yeni yıl.

Etiketler

Yorumlar

Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi