Konuk Odası

Hesaplaşmalar

Hesaplaşmalar (23.01.14)
 
Üçüncü kemoterapim diğer ikisine göre çok daha rahat geçti. İlk gece mide bulantımı saymazsak genel kanı se hasta falan değilsin bizi kandırıyorsun şeklinde. 
 
Geçtiğimiz Cuma günü kuzenlerin çıkarmasından bahsetmiştim. O kadar çok eğlenip güldük ki onların varlığını beni daha bir mutlu etti. Fark ettim ki olması gerekenden daha yakın olmamız gerekiyormuş. Bazen bazı olaylar insanları birbirine daha yakınlaştırıyor derler ya; bizimki de o hesap oldu. Katıla katıla güldük Kemal’ in deplasman maçlarındaki hikayeleri, Melo’ nun olayları…
 
Bu gün uyuşuk bir moddayım. Uykum var, yorgunum. Sanki dünyanın işini yapmış gibiyim. Bilgisayarda yapmam gereken işler var ama nasıl üşeniyorum. Bu üşengeçlik ve yorgunluk psikolojik mi yoksa ilaçların yan etkisi mi? Onu çözemiyorum.
 
Geçen hafta psikoloğun verdiği testleri değerlendirirken haftalık yaptığım işlerin bir dökümünü istemişti. Ancak kendi nezdimde her hangi bir iş yaptığımı kale almadığım için “Ben bir şey yapmadım ki” deyip boş kâğıt verdim. Sonra bana sorular sorarak önündeki beyaz yazı tahtasını doldurdu yapmadığımı iddia ettiğim yaptığım şeylerle. Aslında baya bir şeyler yapıyormuşum ben farkında değilmişim ya da önemsemiyormuşum. Bir de bana bilişsel çarpıtmaların listesini verdi. 17 maddelik bir liste insanın kendisi ile ilgili saptırma. Listeyi okuyunca kendimi ne kadar kurban rolüne soktuğumu daha iyi gördüm. Ya hepsini kendi üzerime almışım ya da kendimi değersiz işe yaramaz bir hiç gibi görmüşüm. Bir başka insanın bana hissettirdiği duyguyu resmen üzerime giymişim. Şimdi tüm bunlardan sıyrılmak ve duygunun etkilerinden kurtulmak için çalışıyorum. Annem Louise L. Hay’ in kitapları ile donatmıştı beni. Bende ki kitap okuma alışkanlığı birinci sayfadan başlayıp devam ederek sonlandırmak. Ama kitap gitmiyor. Alıyorum elime geri bırakıyorum. Geçtiğimiz hafta babamın kuzeni bizdeydi; kendisi ile konuştuk. Bana daha karmamın uygun olmadığını bir süre sonra o kitapları nasıl okuyabileceğimi kendiliğimden fark edeceğimi söyledi. Gerçekten dediği şekilde oldu. Geçen gün annem, Ayşegül, Melo ve ben sohbet ettiğimiz bir esnada konu olumlama cümlelerinden bahsederken söylediğim yazarın kitaplarına geldi. Bir anda kitapları nasıl kullanmam gerektiği belirdi kafamda. Şimdi kendime notlar çıkarmaya başladım.
 
Berna Abla’ ın geçmiş "o" nunla ilgili yazıma yorumu kısa ve net oldu: “Unutulmayacak adam yok. Sadece biraz zaman alabilir ve gün gelir ay bu muydu dersin. Hayatın bir kuralı yerine birini koymadan eskinin anıları canlı kalıyor. Yeni tur yeni şans. Bir de erkeğin hareketlisi makbuldür. Hımbıl hımbıl duygularını açamayan, konuşamayan asosyal bir adam bir süre sonra insanın içini kurutur.” Bayıldım! Gerçekten kurutmuş. Neyse şimdi nadasa bıraktım bol bol suluyorum, kendimi besliyorum, semiriyorum.
 

Etiketler

Yorumlar

Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi