Konuk Odası

İşte O Bir Sonraki Yazı: Birol

İşte O Bir Sonraki Yazı: Birol
 
Ona doğru yaklaştım. Açık bıraktığım saçlarımı şımarıkça savurup yanından geçtim. Calvin Klein’in Sheer Obsession’ını özellikle sürerim böyle zamanlarda. Parfümün tatlı ve baharatlı kokusu, bulduğu yerde düzme isteği uyandırır bu tip koltuğu güçlü erkeklerde. Bulduğu yerde düzsün istedim beni. Sonradan fark etmişim de geri dönmüşüm gibi gözlerinin içine baktım, ona yaklaştım ve sesime ton verip eğildim ona: “Birol Bey?”
 
Hemen toparlandı. Ayağa kalktı. Ceketini askısıyla beraber giymişçesine sert ve geniş duran omuzları, gücün sadece koltukta kalmadığı hissini verdi bana. Yılların orospusuyum; adamı duruşundan çözerim. Verdiği paranın hakkını çatır çatır ödemeye o an karar verdim.
 
Çatı katta, muhteşem İstanbul manzarasına hakim barda hafif birer içki aldık. Tabi ki kendimi onun karısı gibi hissedecek acemilikte değilim ama özel hissettirdiğini de itiraf etmeliyim. İkinci içkilerimizi “odamızda” ve daha rahat bir ortamda içmeyi teklif etti. “En azından kravatını gevşetebilirsin hiç olmazsa” diye cevapladım ve hınzırca gülümsedim. “Odamız” diyerek bu satır arasında buram buram seks kokan daveti çoktan hak etmişti bence.
 
Otelin geniş süitinde, seçtiği şahane şampanyayı yüz seksen derece boğaza bakarak yudumladım. Kadehi sehpanın üzerine bırakıp ona yakınlaştım ve kravatını ağır hareketlerle gevşetip sonra usul usul çözdüm. Kısık sesle “Saks” dedim, “seks gibi değil mi?”. Bu kez sesimi bilerek kısmamıştım; içimdeki sevişme arzusuydu sesimi değiştiren. Başkasıyla değil, onunla. Hemen değil, usulca. Gülümsedi. İçimden ılık bir şeyler aktı. Bedenimin bu haline aşığım. Kimi istediğini bilen bir bedene sahip olmak bir kadın için şans. Ve ne mutlu ki bana pek çok seçeneğim var mesleğim icabı.
 
Gömleğinin düğmelerini iliklerinden çözerken rujlu dudaklarımı göğsünde gezdirdim. Bilerek yer yer kırmızı izler bıraktım bedeninde. Tek elimle kemerini gevşetirken diğer elimin tırnaklarını ona tutunur gibi göğsüne bastırıyordum. Dozunu hafif hafif yükselttiğim bu minik acılardan zevk almaya başladığını hissettim. Sert bir hareketle elimi pantolon ve külotunun içine sokuverdim aniden. Erkekliği damar damar ellerimdeydi. Diğer elimle ona tecavüz edercesine sertçe açıverdim pantolonunu. Kaslı kıçını pencerenin önündeki geniş pervaza dayadım. Oturmasına izin vermedim. Beni tutmaya, yönetimi ele geçirmeye çalışıyordu ama izin vermedim. Onun parasıyla ona tecavüz etmeye kararlıydım. Derdim kim kimin efendisi olacak falan değildi. Ona yaşamadığı şeyleri yaşatmak ve sevişmenin tadına varmak istiyordum. Erkekliğini kendi ellerimle bedenimde gezdirdim ve içimde özgürce dolaşması için pencere önüne oturttuğum adamın üzerine yerleştim. Çıplak göğüslerimi onunkilere yasladım ve boğazın mavi sularına baka baka sularımızın karışmasını hissettim. Karşımdaki vapurların denizi yarması gibi içimi yarmasına izin verdim. Aktık gittik beraberce.
 
Daha o akşam bile Birol’un beni defalarca arayacağından emindim. O kültür mantarı organlı adamın bile hayrı oldu bana. Muzaffer olmasaydı Birol’la karşılaşmazdım. Kısacası; yüzde yüz müşteri memnuniyeti çok önemli. 
 
 

Etiketler

Yorumlar

Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi