Konuk Odası

Bir Kaşık Sevda

Bir Kaşık Sevda


Daha ne kadar acı çekebilirim? Daha ne kadar içim acıyabilir? Cemal Süreya’nın “okyanuslar geçip bir kaşık sevdada boğulmak” dediği buymuş tam anlamıyla. Yıllar boyu en ateşli aşkların karşısında dimdik durabilmişken, hiç uygun olmadığım bir adama nasıl da böyle kapılıp gittim ben, anlamadım. Tam anlamıyla bir kaşık sevdada boğuldum. Bir kaşık.


Aklımı toparlayamıyorum. Biz diye bir şeyin hiçbir şekilde olmayacağını anladığım andan beri ruhum gitti sanki; terk ettiği bedenime geri dönmüyor.


Kitap okuyamıyorum, yazı yazamıyorum, uyuyamıyorum, sızıp kalıyor sonra da uyanamıyorum. Eve gidemiyorum. Evime giremiyorum. Tüm kent önümden geçiyor; bense sokaklarda yapayalnız dolaşıyorum.
Konuşmuyorum. Kendi kendime bile konuşmuyorum. Anlarımızı düşünmek acımı sıcak tutsa da onu anımsamaktan vazgeçtiğim tek bir dakikam olmuyor. Hayatımın fon müziğiymiş gibi hep o var aklımda. Kimse konuşmasın istiyorum. Kimse bir tek kelime etmesin. Tıpkı kimse bilmesin istediğim gibi kimse de anlamasın bu çözük, bu saçma hallerimi. Biliyorum, anlaşılıyor. Biliyorum, herkes kendince yorum yapıyor. Kimisi bir adım atıp neyim olduğunu soruyor. Bense susuyorum. Ona dediğim her şey için susuyorum şimdi. 
Dili maymuncuk olup açsa ya kilitlenmiş dudaklarımı.
 

Etiketler

Yorumlar

Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi