Konuk Odası

Pavlov'un Köpeği Gibiyim...

Pavlov'un Köpeği Gibiyim...

Işıklar içinde yatsın Pavlov'un köpeği vardır hani psikolojide. Şartlı refleks denilen şeyi köpeği sayesinde bulmuş Pavlov. Ben de aynı Pavlov'un köpeği gibiyim. Annem hayatımda öyle şartlı refleksler geliştirmiş ki 50'ime yaklaştığım şu günlerde bile vazgeçemediğim şartlı reflekslerim var.Aslında öyle hayatın temelini sarsacak türden şeyler değil, eftirikten püftürükten şeyler ama üzerimden atamıyorum.
30 yıl önceydi annem yaratıcı yeteneklerini keşfetmiş, sürekli külotlu çorapların burun ve külot kısımlarını kesip, elde ettiği bacak kısımlarını birleştirerek, odun şişlerle paspas, halı, yatak örtüsü örüyordu. Evimiz bu garip ürünlerle dolup taşıyor ve benden de naylon çoraplarımı aynı tonlarda almamı istiyordu. 52 numara ten rengi, 43 numara koyu siyah. Bu paspasların modası  geçti ama benim şartlı refleksim hala sürüyor. Mevsim geliyor deyip çorap alışverişi yaptığımda fark ettim hep aynı tonlar. Ne açık, ne koyu..Annem mezardan çıkıp gelirse, paspas örmek isterse kolaylık olsun diye galiba..
Bunun üzerine düşünmeye başladım, tanrım ne kadar çok şartlı refleks geliştirmişim ben annem sayesinde.


Sokağa çıkarken yanına yedek külot almalar falan. Hani yolda çişini kaçırırsam değiştirmek için. Beni bunu yapmam için hiç tembihlemezdi aslında, sadece yaptığını gösterir ya da ima ederdi.Bu yüzden el alem çantasında prezervatif taşırken ben bugün bile don taşıyorum.İş toplantımın ortasında kalemimin mürekkebi bitince elimi attığımda donum geldi. İyi ki kimseler görmedi.Hiç ısrar etmeyin bu alışkanlığımı bırakamam kendimi güvende hissettiriyor. Donlu çantamla mutluyum ben..
Bir de kendini ağırdan satma şartlanmışlıklarım var. Tabii bu da annemin sayesinde..Eşime asla sevişmek istediğimi söylemediğimi fark ettim. Hep ilk teklifin veya hareketin ondan gelmesini beklerim. Çünkü annem öyle ima etti.. Bunu da 45'imde yıkabildim şimdi canım ne zaman isterse üstüne atlıyorum.


Mutfak dolaplarında bile annemin şartlı reflekslerinin izleri var. Annem bardakları dolabın sağına, tabakları soluna yerleştirirdi. Bardak günün her anı lazım olduğu için dolapta sağda durmalı, tabak günde 3 kez lazım öyleyse sol ona uygun. Bunu ne zaman değiştirsem ertesi sabah aynı bulurdum. Gece uyanıp kontrol mu ediyordu hiç anlamadım. Bu da benim şartlı refleksim oldu. Bardaklar sağda, tabaklar solda duruyordu yakın zamana kadar.
 

Evden çıkarken etrafı kontrol turları, çamaşır asarken izlenecek yöntem, yemek karıştırma kaşıkları, bulaşık fırçası kullanma şimdi aklıma geliverenler. Şartlı reflekslerimizden kurtulmak zor ama bazen de düşünüyorum, tıpkı genlerimiz gibi bunlar da ailemizden aldığımız alışkanlık ve yaşam biçiminin birer küçük yansıması. Teşekkürler anne; amaçlı ya da amaçsız, iyi ya da değil, güzel ya da çirkin, mantıklı ya da mantıksız sonunda kendince bir şeyler öğretmeye çalıştığın, bana emek verdiğin için.Canım annem, seni çok seviyorum.
 

Etiketler

Yorumlar

Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi