Konuk Odası

G-Noktası Makaleleri

G noktası hayatın özü... Gelişim ve  girişim. Bir uzman bakışıyla değil bir arkadaşa tavsiye eder gibi. Okuduk, beğendik ve paylaşmak istedik tadında. 
Gerek ruh gerek kariyer anlamında  kişisel gelişimi destekleyecek yeni  trendler, kurslar, kitaplar ve uzman tavsiyeleri.
İş kurmak  isteyen, yönünü şaşırmış nereden başlasam diyenler ile ikinci bir  hayat arayan kadınlara yeni ufuklar. Girişimcilikle ilgili tüyolar...
 

 

Gökten Üç Elma Düşmüyor / Berna Kumaş Sipahi

 Bu roman bir kadını mutlu etmenin  ne kadar basit ve küçük olaylara bağlı olduğunu ama bazen basiti görmenin  ne kadar zor olduğunu Arya’nın ilişkileri üzerinden anlatıyor.

Hayatta tek bir doğru  olmadığını kabul etmek gerekiyor. Yer, zaman ve kişilik gibi özellikler  ilişkinin  kaderini belirliyor.Bazen  bize çok doğru  gelen karşımızdakinde aynı karşılığı bulmuyor. Sırf bu yüzden tarihteki en büyük aşklar hep hüsranla biten, tam kavuşmak üzereyken  kavuşamayan bedbaht aşklar değil midir? Sevmeye hazır olmak yetmiyor, kaçmakta bir  çözüm olmadığı gibi en umutsuz anında hayat sana bir  sürpriz sunabiliyor ve senin mutluluğun başkasının mutsuzluğu olabiliyor. İstediğin  kadar  vicdan sahibi ol, konu kendin olunca vicdanın da nefesi kesilebiliyor…

Aslında seni zehirleyen aşkın panzehiri yine başka bir aşk oluyor.  

Ve gökten üç elma filan düşmüyor.


Devamı...

2017’den Öğrendiklerim/ Jale Türkmen

 

 

      Zaman önemli bir kavranmış gerçekten:

-          Zamana bırakmak iyi fikirmiş.  Taşları yerine oturması,  suların  durulması için  beklemek gerekirmiş.

-          Gerçeklerin ortaya çıkması içinse çok  da beklenmiyormuş. Günü gelince pıt pıt diye servis edilirmiş (moda terimle evren tarafıbdanJ ben derim ki Allah)

-          Susmak /  haykırmak  Sabretmek / harekete geçmek.  Zamanlamaları önemliymiş.

Fena şeyler;

-          Kötü insanlar varmış meğer. İyi gibi görünen aldatıcı insanlar. Yakınıma kadar sokulmuşlar. Aynı kötülükle değil tabii ama biraz diş göstermek gerekirmiş bazen.

-          Hiç sevmediğim bir huyum varmış;  Kin ve öfkeli olma hali. (Sonunda hiç inanmadığım Akrep burcu efsanesi gerçek olduJ)  Güzel bir duygu değilmiş. “Başkalarının yaptıkları yüzünden kendini cezalandırma” dedikleri doğruymuş.  Bunun üzerinde çalışmam  gerek.

-             “Asla  asla  deme” lafı da doğruymuş.

 

        İyi şeyler;

-          Affedicilik  özelliğimi kaybetmemişim (Pardon biraz kibir barındırıyor)

-          Çocuklar anne babalarına  iyi bir öğretmenmiş. İyi derken  biraz fazla disiplinlilerJ Formasyon bilgileri de olmayınca döve döve öğretiyorlarJ

-          Oğlum iyi bir yetişkin olmuş çoktan, kızım da olma yolundaymış… Şükürler olsun…

-          Ciddi  inançlıymışım!  Dua etmek,  şükretmek,  teşekkür etmek tamam da nereden çıktı bu “amin amin” seansları?  Olsun sevdim  ben bu halimiJ 

-          Mesleğimi, çalıştığım kurumu,  iş arkadaşlarımı, öğrencilerimi sandığımdan da çok seviyormuşum meğer. Çok özlemişim hepsini…

-          Ağaçlar, dereler, tepeler ve hayvanlar tahminimden daha hızlı  iyileştirirmiş.

 

Fena ama İyi Şeyler (Nerden baktığımıza bağlı diyelimJ)

-          “Gerçek kişilikler  “laylaylom” zamanlarda değil zor zamanlarda çıkarmış”. Bildiğim bir şeydi aslında.  Birkaç fire ile kazanan ben oldum yineJ Teşekkürler inandıklarım. Güle güle diğerleri… Ha, şükür yine; iyilerin sayısı hep fazlaymış.

-          Bize söylenenleri unutabilirmişiz, yapılanları da! Ama bizde bıraktıkları duyguyu unutmuyormuşuz.

-          https://www.youtube.com/watch?v=hPD-a1FjUtU  Eliot Smith iyiymiş. Between the bars güzel parçaymışJ

 

 

 


Devamı...

YENİDEN BİZ

 Yeniden iş başı yapan kadınların platformu...

Ara verip geri gelenler ve gelmek  isteyenler bu platformda buluşuyor.Kariyerine en az bir yıl ara vermişdeneyimli iş kadınlarının yeniden iş hayatına dönmebilmesi için  bir araya  gelmiş sosyal girişimciler.

Aralık 2014'ten bu yana dernek kimliğiyle faaliyet gösteren " Yeniden Biz" bireysel üyeler ve destekçilerle her geçen gün gücüne güç katıyor. 

Sponsorluk ve destekleriniz için; info@yenidenbiz.com ya da www.yenidenbiz.com ' dan takip ediniz.


Devamı...

Kim Zeki?

 Karşınızdaki insanın zeki olup olmadığını anlayabileceğiniz 6 özellik

 Birinin zeki olup olmadığını ilk bakışta anlamak zor olabilir. Hele hele karşımızdaki kişi kendine güvenen bir görüntüye sahip olmayagörsün, onu zeki ve kabiliyetli olarak kabul etmekte hızımıza yetişilmez. Peki karşımızdaki insanın gerçekten zeki olup olmadığını nasıl anlayacağız?

 

Bir rubik küpü bize bu konuda yardımcı olabilir, ancak herkes onun testine yanaşmayabilir ;)

 İyisi mi biz, bir rubik küpüyle karşınızdaki kişiye zeka testi yapmış kadar size zeka konusunda yol gösterecek 6 özelliğimizi sunalım:

 

1- Hayatta bir yerde mutlaka bir kaybetmişlikleri vardır. (Ve bunun bilincindedirler.)

Kendini çokça sorun aşmış, hatta hayatta aşmış gibi gösterenlere Elon Musk gibi yaklaşabilirsiniz. Elon Musk, görüştüğü kişilere karşılaştıkları zor sorunları nasıl çözdüklerini sorarak onların zeki olup olmadıklarını anlayabildiğini söylüyor. Eğer karşısındaki kişi sorunu detaylı ve birçok katmandan bakarak anlatabiliyorsa, sorunu gerçekten kişinin kendi zekasıyla çözdüğünü anlıyormuş. Zaten biz de Elon Musk’ın zekasına bakarak bu konuda yanılmayacağını biliyorduk.

 

Evet, hayat sorunsuz asla değil. Ancak zeki insanlar, sorunlarından sorumlu olmakla gurur duyar ve çözümlerin mutlaka bir yerde varolduğunu bilirler. Üstüne üstlük sorunları ve buldukları cevapları yeniden gündeme getirmekten de asla gocunmazlar. Çünkü kendi zekalarına güvenirler.

 

2- Zevk aldıkları şeyleri bir süreliğine erteleme yetenekleri vardır.

Fiziksel tiyatro oyununuzun prömiyerine dört  gün kalmışken, Uludağ’a gidip çok sevdiğiniz snowboard sporunu icra etmek pek zekice bir yaklaşım değil gibi. Öncelikleri iyi belirleyebilmek, özellikle de zaafları düzenleyebilmek, zekanın en büyük bileşenlerinden. Zeki kişiler nice istek ve zaaflarına, akılları sayesinde yenik düşmemeyi başarabilenlerdir.

 

3- Zor konuları sadeleştirebilir ve bu konularda derinlere dalabilirler.

 Derinliğini bilemediği sulara kimse dalmak istemez. Sadeleştirmenin içindeyse derinliği en baştan kavrayabilmek yatar. Herhangi bir durumu veya problemi tanımladığınızda ve basitçe anlatabildiğinizde, zekayı çözümde nasıl kullanabileceğinizin yolu da, başta kabaca da olsa, otomatikman çizilmiş olur. Zeki insanlar da zaten bu yola çıkmaktan çekinmeyenlerdir.

 

4- Okurlar. Hem de bol bol.

İyi bir okuyucu olmak, aslında yerinizden kalkmadan birçok kişinin kılığına girmekle eşdeğer. Her kitap başka bir dünyadır, her kahramanın hikayesi sizi bambaşka bakış açılarına davet eder. Zeki insanlar bunun kıymetini bilirler. Her farklı kitapta, farklı bir yolculuğa dalmaya hazırdırlar. Hem ne demiş Amerikalı girişimci ve kişisel gelişimci Jim Rohn: “Seçtiğiniz alanda haftada bir tek kitap okursanız, 10 yılda 500’ün üzerinde kitap okumuş olursunuz. Bu da, sizi alanınızdaki %1’lik dilime sokar.” Zeki insanlar için konusu ve türü ne olursa olsun, iyi bir kitap her şeye değer.

 

5- Kendileri gibi insanlarla takılırlar.

Yine Jim Rohn’un şu isabetli sözünü alıntılayalım: “Hayatınızdaki en yakın 5 kişinin ortalamasısınız.“ E, üzüm üzüme bakıp boşuna kararmıyor. Etrafınızda en çok vakit geçirdiğiniz insanlar kim? Zeki insanlar, bunu iyi seçerler. Hem zekiyseniz ve kendi hayatınızın ipleri elinizdeyse, kendi çevrenizi oluşturmaktaki başarınız da muhtemelen kaçınılmaz olacaktır. Tabii ki de zeki kişiler insan faktörü devreye girdiğinde hayatta birçok farklı senaryoya dahil olacaklarını bilirler. Ancak bunun zekayla çözülemeyecek bir şey olmadığının da farkındadır. Hayattaki ustaca seçimlerin hepsi aslında birer zeka işidir.

 

6- Bir şeye nasıl odaklanacaklarını bilirler.

Odaklanma, zeki insanların sıkıntı çekmediği bir konu! Bir düşünün: Çoğunluğu zaten hayatta kendi yolunu çizme konusunda başarılı, çoğu sevdiği işlerde çalışıyor ya da sevdiği atmosferi oluşturabilmek için elinden geleni yapmaktan kaçınmıyor. Bu insanların yeri geldiğinde lazer odaklı bir Zen rahibinin seviyesine çıkmasına şaşmamak gerekiyor. Hal böyleyken Steve Jobs’un neden Zen’den bu kadar etkilendiğini anlamak da mümkün.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Karşınızdaki insanın zeki olup olmadığını anlayabileceğiniz 6 özellik

 

Birinin zeki olup olmadığını ilk bakışta anlamak zor olabilir. Hele hele karşımızdaki kişi kendine güvenen bir görüntüye sahip olmayagörsün, onu zeki ve kabiliyetli olarak kabul etmekte hızımıza yetişilmez. Peki karşımızdaki insanın gerçekten zeki olup olmadığını nasıl anlayacağız?

 

Bir rubik küpü bize bu konuda yardımcı olabilir, ancak herkes onun testine yanaşmayabilir ;)

 İyisi mi biz, bir rubik küpüyle karşınızdaki kişiye zeka testi yapmış kadar size zeka konusunda yol gösterecek 6 özelliğimizi sunalım:

 

1- Hayatta bir yerde mutlaka bir kaybetmişlikleri vardır. (Ve bunun bilincindedirler.)

Kendini çokça sorun aşmış, hatta hayatta aşmış gibi gösterenlere Elon Musk gibi yaklaşabilirsiniz. Elon Musk, görüştüğü kişilere karşılaştıkları zor sorunları nasıl çözdüklerini sorarak onların zeki olup olmadıklarını anlayabildiğini söylüyor. Eğer karşısındaki kişi sorunu detaylı ve birçok katmandan bakarak anlatabiliyorsa, sorunu gerçekten kişinin kendi zekasıyla çözdüğünü anlıyormuş. Zaten biz de Elon Musk’ın zekasına bakarak bu konuda yanılmayacağını biliyorduk.

 

Evet, hayat sorunsuz asla değil. Ancak zeki insanlar, sorunlarından sorumlu olmakla gurur duyar ve çözümlerin mutlaka bir yerde varolduğunu bilirler. Üstüne üstlük sorunları ve buldukları cevapları yeniden gündeme getirmekten de asla gocunmazlar. Çünkü kendi zekalarına güvenirler.

 

2- Zevk aldıkları şeyleri bir süreliğine erteleme yetenekleri vardır.

Fiziksel tiyatro oyununuzun prömiyerine dört  gün kalmışken, Uludağ’a gidip çok sevdiğiniz snowboard sporunu icra etmek pek zekice bir yaklaşım değil gibi. Öncelikleri iyi belirleyebilmek, özellikle de zaafları düzenleyebilmek, zekanın en büyük bileşenlerinden. Zeki kişiler nice istek ve zaaflarına, akılları sayesinde yenik düşmemeyi başarabilenlerdir.

 

3- Zor konuları sadeleştirebilir ve bu konularda derinlere dalabilirler.

 Derinliğini bilemediği sulara kimse dalmak istemez. Sadeleştirmenin içindeyse derinliği en baştan kavrayabilmek yatar. Herhangi bir durumu veya problemi tanımladığınızda ve basitçe anlatabildiğinizde, zekayı çözümde nasıl kullanabileceğinizin yolu da, başta kabaca da olsa, otomatikman çizilmiş olur. Zeki insanlar da zaten bu yola çıkmaktan çekinmeyenlerdir.

 

4- Okurlar. Hem de bol bol.

İyi bir okuyucu olmak, aslında yerinizden kalkmadan birçok kişinin kılığına girmekle eşdeğer. Her kitap başka bir dünyadır, her kahramanın hikayesi sizi bambaşka bakış açılarına davet eder. Zeki insanlar bunun kıymetini bilirler. Her farklı kitapta, farklı bir yolculuğa dalmaya hazırdırlar. Hem ne demiş Amerikalı girişimci ve kişisel gelişimci Jim Rohn: “Seçtiğiniz alanda haftada bir tek kitap okursanız, 10 yılda 500’ün üzerinde kitap okumuş olursunuz. Bu da, sizi alanınızdaki %1’lik dilime sokar.” Zeki insanlar için konusu ve türü ne olursa olsun, iyi bir kitap her şeye değer.

 

5- Kendileri gibi insanlarla takılırlar.

Yine Jim Rohn’un şu isabetli sözünü alıntılayalım: “Hayatınızdaki en yakın 5 kişinin ortalamasısınız.“ E, üzüm üzüme bakıp boşuna kararmıyor. Etrafınızda en çok vakit geçirdiğiniz insanlar kim? Zeki insanlar, bunu iyi seçerler. Hem zekiyseniz ve kendi hayatınızın ipleri elinizdeyse, kendi çevrenizi oluşturmaktaki başarınız da muhtemelen kaçınılmaz olacaktır. Tabii ki de zeki kişiler insan faktörü devreye girdiğinde hayatta birçok farklı senaryoya dahil olacaklarını bilirler. Ancak bunun zekayla çözülemeyecek bir şey olmadığının da farkındadır. Hayattaki ustaca seçimlerin hepsi aslında birer zeka işidir.

 

6- Bir şeye nasıl odaklanacaklarını bilirler.

Odaklanma, zeki insanların sıkıntı çekmediği bir konu! Bir düşünün: Çoğunluğu zaten hayatta kendi yolunu çizme konusunda başarılı, çoğu sevdiği işlerde çalışıyor ya da sevdiği atmosferi oluşturabilmek için elinden geleni yapmaktan kaçınmıyor. Bu insanların yeri geldiğinde lazer odaklı bir Zen rahibinin seviyesine çıkmasına şaşmamak gerekiyor. Hal böyleyken Steve Jobs’un neden Zen’den bu kadar etkilendiğini anlamak da mümkün.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Devamı...

Gökten Üç Elma Düşmüyor / Berna Kumaş Sipahi

 Bu romanı, çok basit bir mantıkla, yaşadıklarımı ve çevremde gözlemlediklerimi harmanlayarak hazırladım. Kadını temel alarak onun, ilişkiler üzerinden yaşadıklarını nasıl anlamlandırdığını yazmaya çalıştım. Bir kadını mutlu etmenin ne kadar basit ve küçük olaylara bağlı olduğunu ama bazen basiti görmenin ne kadar zor olduğunu, Arya’nın ilişkileri üzerinden anlatmak istedim.

Hayatta tek bir doğru olmadığını kabul etmek gerekiyor. Yer, zaman ve kişilik gibi özellikler ilişkinin kaderini belirliyor. Bazen bize çok doğru gelen karşımızdakinde aynı karşılığı bulmuyor. Sırf bu yüzden tarihteki en büyük aşklara baktığımızda, çiftler tam kavuşmak üzereyken kavuşamazlar ve hemen bütün aşklar hüsranla biter. Sevmeye hazır olmak yetmiyor, kaçmak da bir çözüm olmadığı gibi en umutsuz anında hayat sana bir sürpriz sunabiliyor ve senin mutluluğun başkasının mutsuzluğu olabiliyor. İstediğin kadar vicdan sahibi ol, konu kendin olunca vicdanın da nefesi kesilebiliyor… Aslında seni zehirleyen aşkın panzehri yine başka bir aşk oluyor.

Ve gökten üç elma filan düşmüyor.


Devamı...
12345678910...
Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi