Konuk Odası

09/2017 Tarihli Makaleler

 

Evlenmeden Önce

2017.9.11 15:0:54

 Doğan Cücenoğlu hocamız bir anısını paylaşmış. Çok hoşuma gitti, kulağa küpe tarzında gençlerimize armağan etmek istedim ben de:

Evlenmiş boşanmış, elli yaşlarında aklı başında biri olarak tanıdığım Hanımefendi’ye üzerinde çalıştığım “Evlenmeden Önce” adlı kitaptan söz ettim. Doğan Bey, dedi, şimdiki aklımla yeniden evlenecek olsam, kişiyi daha iyi tanımak için şu dört durumda nasıl davrandığını görmek isterdim. Anlatmamı ister misiniz?

Anlatmasını rica ettim, kısaca şöyle açıkladı:

1- Aç olduğu zaman nasıl hissediyor ve nasıl davranıyor, ona bakardım. Duygusal bakımdan olgun değilse, aç insan sabırsız ve bencildavranmaya başlıyor.

2- Öfkeli olduğu zaman, bir şeye kızdığı zaman nasıl konuşuyor, nasıl davranıyor, dikkatle gözlerdim. Bencil insanın kızgınlığı ile olgun insanın kızgınlığı farklıdır. Diyebilirim ki bir insanın olgunluğunun en iyi göstergeci öfkesini nasıl yönettiğidir.

3- Kendini yalnız hissettiği zaman ne yapıyor? İçine kapanıp dünyaya küsen ve onu suçluyan bir tavır içine mi giriyor, yoksa yalnızlığıyla dost olup, hayatın bu hallerini de sakin bir olgunlukla kabul edebiliyor mu?

4- Yorgun olduğu zaman nasıl davranıyor? İnsanın bencil olup olmadığını en iyi yorgunken nasıl hissettiği ve davrandığı gösterir. İlişkinin önemini kavramış olgun insan ne kadar yorgun olursa olsun diğerlerini de düşünerek davranır.

Kendisine teşekkür ettim ve söylediklerini sizinle paylaşmaya karar verdim.

 


Güle Güle Cem

2017.9.5 12:24:59

Cem’i  hep sempatik bulduğum biriydi. Hani kimyamız tutuyor derler ya;  ne zaman karşılaşsak,  bir gülme hali,  bir muhabbet.  

Cem’in  öldüğünü öğrendiğimde üzüntümü tarif edemem. Bir anda onu en son gördüğüm kare dank etti kafama:

İki ay kadar önceydi.  Ben yaya,  o arabada arkadaşları ile.

-          Belli ki sonradan zayıflamış,  sarı soluk yüzlü genç bir adam  hüzünlü gözlerle ama yüzünde yarım yamalak  da olsa dost bir gülümseme ile bana el sallıyor. Ters bir günümdü; çıkaramadım,   normalde tanıyamasam bile bu sıcacık selama ben de aynı şekilde cevap veririm. Bana değil herhalde dedim. Gözlerimi kaçırdım.  Hemen az sonra  dank etti kafama;  bu Cem dedim. Güzel gözlerinin feri kaçmış Cem. Aklıma gelen şeyi öteledim hemen. Bir dolu derdim var bir de senaryolar üzerinden kimse için üzülemem. Öyle bir dönemdeydim;  kendimi koruma altına aldığım…

O an onu tanıyabilseydim oysa,  o candan el sallamaya bir öpücük gönderir “ Do you speak English?” diye bağırdım. O da “ Oh my god!  No, be hocam unfortunately ” der “but” diye devam eder cansiperane İngilizce bir şeyler parçalardı.

Yılladır aramızda süre gelen bu geyik bu sefer olamadı. Benim hırtlığım yüzünden. Şöyle düşünmüştür “bak beni tanımadı kötü görünüyor olmalıyım”

Özür dilerim Cem.   Sana o savaşında minik de olsa bir moralcik veremedim.

Hakkında çok az bildiğim Cem.

Güler yüzlü Cem. Kibar Cem. Ahlaklı. Çalışkan. Disiplinli. Haksızlığa gelemeyen. Dürüst Cem. İşini tutkuyla yapan. Hayattan zevk alan. Hayvan sever, çocuk sever Cem.  

Ne çok şey biliyormuşum meğer.  Yıllar içindeki o sıcacık kısa sohbetlerde ne çok şey saklıymış meğer…

Eminim ve umarım bu özellikleri onu şimdi başka bir boyutta daha güzel bir hayata başlamasına vesile oldu.

Ben hep kalanlara daha çok üzülürüm. Bize laf düşmez;  ah vah yapar sonra kendi küçük dünyamıza döneriz. En yakınlarını  düşünemiyorum. Allah kolaylık versin onlara…

Bana gelince, sevdiklerimin kıymetini daha çok, daha çok, çok daha çok bileceğim. Bir de kendimin…


Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi