Konuk Odası

09/2016 Tarihli Makaleler

 

Çocukları severim...

2016.9.7 11:27:50

 Çocukları severim...

 

Çocukları severim. Özellikle 01- 04 yaş arası, yeni yeni konuşanlara bayılırım. Kalabalık bir ailede yetiştiğim için çocuklu ortamlara da alışkınım. Ama nedense kendi çocuğun yoksa veya yaşın ilerlemişse  ha bir ha on çocuk hiç farketmiyor, bir an önce kaçmak istiyorsun. Dayanma süren  kan bağı ya da yakınlığına  bağlı olarak değişiyor.

Ablam okuyunca üzülecek ama; ben  hep yeğenlerimin uyumasına iki saat kala onları ziyaret ederdim. Böylece onlarla istediğim gibi oynardım, birbirimize kırılmadan ve sıkılmadan yataklarına giderlerdi. Bu durum yıllar içinde yeğenlerimle olan ilişkimi hep heyecanlı ve özlem dolu kılmıştır. Dediğim gibi insanın kendi çocuğu olmadı mı, direnci düşük oluyor. Arkadaşlarım direncimi yülkseltmek için çok uğraştılar ama başaramadılar. Onlarla da çocukları dur kalk yaşına gelene  kadar biraz mesafeli görüştüm. 


Henüz 23 Yaşında

2016.9.7 11:25:18


Adı Ayşe olsun. O daha 23 yaşında ama yaşadıkları 63'e bedel. Gecekondu semtinde açan bir çiçek Ayşe. Çok etken soldurmuşlar.
Mahallesindeki kara yağız Mehmet ile küçük bakışmalar flortleşmeler yaşadığında daha 18'inde lise son sınıfta öğrenciymiş. Babası kızını da diğer abileri gibi okutmak istemiş. Mehmet'in ilgisi hoşuna gitse de aşık değilmiş. Aşkı da bilmiyormuş o yaşta zaten.
Sabırsızmış Mehmet aklına koymuş Ayşe'yi alacak yolu ne olursa olsun. Ayşe'nin yolunu gözlemekle kalmamış sureci hızlandırmak için mahallelinin ağzına laf vermeye başlamış. Pazardan iç çamaşırı alıp Ayşe bunlardan giyiyor demesi dalga dalga yayılmış Ayşe'nin de Mehmet'in babasının da kulağına gelmiş. İki baba kahvede karşılaşmış. "Oğlum kızını kirletmiş. Temizlemek bize düşer. Evlendirelim bunları. Bir çocuk olursa hepten rezil oluruz" deyip masum kızın kaderini belirlemiş. Uç günün içinde zavallı kızı kimse dinlemeden nikah masasına oturtmuşlar. Düğünü ise iki ay sonraya kararlaştırmışlar. Mehmet tamirhanesinde iyi kazanıyormuş. Evlerinin üst katını kendine yapmış.
Ayşe'nin babası biz Uşaklı'yız kızım dede evinden çıkacak. Düğün öncesi gelir alırsınız diyerek aslında kızını dedikoculardan uzak tutmayı planlamış.
Mehmet düğüne iki gün kala yola çıkmış ama Ayşe'ye ulaşamadan yolda kaza geçirip hayatını kaybetmiş. Ayşe  evlenemeden dul kalmış. Ölenin arkasından sevinip oh olsun dememiş ama Allah'ın kendisine acıdığını düşünmüş.
Mehmet'in 40'ı çıkınca babası çalmış kapılarını. "Nikahlı oldukları için Mehmet'in mirasçısı oldu Ayşe. O yüzden küçük kardeşi ile evlenecek . Ayşe'yi bir yıl sonra Ali'ye alacağız"deyip gitmiş. Bir yıl sonra Ali ile nikah masasına evde binbir şiddet ile oturtulmuş Ayşe. Ali bir yıl boyunca yüzünü bile görme ihtiyacı hissetmediği Ayşe'ye gerdek gecesi tecavüz edip "Namusunu ben temizledim" demiş ve bu durum iki yıl  devam etmiş. Bu arada Ayşe düşük yapmış. Bardağı taşıran, masum yüreğinin artık taşmasına sebep son damla bu olmuş.
Ayşe'yi psikiyatri servisinde gördüm, tanıdım. Bana biraz da deliliğe sığınmış gibi geldi. Tek kaçış yolunu böyle bulmuş gibi. Kaderi başkaları tarafından çizilen tek söz hakkı verilmeyen bu küçük kadın henüz 23 yaşında...


Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi