Konuk Odası

04/2016 Tarihli Makaleler

 

Yatağımdaki Yabancı

2016.4.19 17:49:6

  

Bunca yıldan sonra el mi olduk? Uzun evliliklerde karı kocanın birbirine sorması gereken bir  soru.

Çevremdeki evlilikleri gözlemliyorum. Uzaktan herkes çok uyumlu görünüyor, kavga yok gürültü yok.

Çoluk çocuğun gelecek kaygısı, zaman içinde çocuklara konsantre olmaktan  daralan sosyal çevre ve rutine binmiş hayatlar.

Çocuğun eğitimi, masrafları ve hayallerinden  öteye geçmeyen karı koca sohbetleri.

Aynı yatağı paylaşan  iki oda arkadaşı.

Kim çocuk  evliliğin çimentosudur diyorsa yalan söylüyor.

Aksine çocuk evliliğin dinamitidir. Onlar  büyüyene kadar  sabredebilen çiftlerin birbirini tekrar  bulma şansı oluyor.   Çocuk sayısı artıkça  uzayan birbirini bulma süreci  ve geçen yılların ardından iki kişinin birbirine mahkumiyeti.

 


Çocuk Gelinler

2016.4.19 17:4:4

 



Geçen yıl 31 bin 337 çocuk gelinimiz olmuş. Bu çok büyük bir ayıptır, bu zavallı kız çocuklarımıza fiziksel ve ruhsal büyük bir işkencedir.
Okul ve oyun çağında daha 18 yaşını görmeden evlendirilen bu çocukların vebali toplumun tüm bireylerinindir.
Gelişmiş, gelişmemiş tüm toplumlarının birinci görevi çocuklarını korumaktır. Biz bunu başaramayan bir toplum olarak anılmaya mahkumuz. Çocuklarımıza sahip çıkalım. Onların başına papatyalar takalım, gelin tacı değil..


Orhan Beyin Sırrı (Öykü Denemeler) / Jale Türkmen Üzrek

2016.4.13 11:24:37

 

Orhan Yılmaz,  Nilgün’ü gördüğü o  ilk anı hiç unutmadı.

 

Geç vakit olmasına rağmen her zamanki gibi şubeden ayrılamıyordu bir türlü. Nilgün Orhan’ın en dipteki korunaklı  baş komiser odasına peşindeki polisleri geride bırakarak hızla soluk soluğa girivermişti bir anda.  İri  gözleri çakmak çakmak, narin vücudu tir tir titriyordu.   Üstündeki yosun yeşili gözlerini daha da belirginleştiren,  elde örülmüş bol hırka mevzun vücudunun güzelliğini saklayamıyordu.  Zarif ayak bileklerini açıkta bırakan uzun etekliği  basit ama temizdi. Ayağındaki terlikleri evden öylece çıkıverdiğini gösteriyordu.

 Peşi sıra gelen polis memurlarından biri kadıncağızı kolundan çekiştirip duruyordu söylenerek. O güzel boynunda  çoktan belirginleşmeye başlayan kırmızılıklar  dalga dalga mor bir renk dönüşüyorlardı. Parlak gür saçları omuzlarına düşmüş darmadağın ama o perişan halinde bile  bir asalet vardı Nilgün’ün.

 “Kurtarın beni Komiser” bey “Artık canıma tak dedi” diye ellerine sarılmıştı Orhan’ın. Kan ter içindeydi genç kadın ama mis gibi kokuyordu yine de.  Portakal çiçeği kokusu. Orhan’ın yıllar önce köyde çobanlık yaptığı yıllardan hatırladığı kokuydu bu.  Ilık ılık. Burnunun direği sızladı.

 Sonraları  Nilgün’le birlikte geçireceği sekiz sene boyunca onu koklamaya hiç doyamayacaktı Orhan.  

 

 


"Sadece iki buçuk saat " ( Öykü Denemeler ) /Jale Türkmen Üzrek

2016.4.4 11:48:13

  Kafeden çıktığımda saat 12ydi. Orada geçirdiğim 2 saat,  birazdan işleyeceğim cinayet öncesi güzel bir mola oldu benim için… Az sonra öldüreceğim sevgili  kocam Hakan’ın en sevdiği mozaik pastanın yanında, biricik arkadaşım Hande’nin favorisi Espresso Machito’mu  yudumlamak ne keyifti ama!  Bu kafeyi seçmem sadece menüsünden değildi elbet.   Bu sırılsıklam gerzek sevgililerin sözde aşk yuvalarının hemen karşısında olması çok işime gelmişti böylelikle cinayet planımı son kez gözden geçirirken Kurbanlarımın eve giriş çıkışları,  evdeki hareketleri, her şey kontrolüm altındaydı.

 Ben kafeden çıkmadan yarım saat önce yatak odasının ışığı sönmüştü.  Mükemmel cinayetimi riske atmamak için sokakta bir yarım saat daha oyalanıp iyice uykuya dalmalarını bekledim. Sonunda kendim de öleceğim için cinayetin çok da mükemmel olmasına gerek yoktu aslında. Sadece o iki hainin yaralı kurtulmalarını riske atamazdım.

 Aylardır  hain Hakan’la o şıllık Hande’yi nasıl öldüreceğimi ince ince çalışmıştım.  Aşkından iyice serseme dönmüş Hakan salağı lütfedip 15 senedir oturduğumuz evimizi tüm eşyalarla birlikte bırakıp çekip gittiğinde öldürüleceği silahı da bana hediye etmiş oldu. Silah, Albay emeklisi rahmetli kayınpedere aitti. Hakan ödleğin o silahı bir kere bile eline aldığını hatırlamıyorum. Bense onu bir gün kullanacağımdan adım gibi emindim.

 


Filtrelerden Mesaj Var!

2016.4.1 12:13:28

  

 

Instagram’ın hayatımıza girmesiyle neredeyse fotoğrafçılığın da tanımı değişti. Artık herkes birer “photographer”. Bu durum her ne kadar profesyonel fotoğrafçıları kızdırsa da zaman geçtikçe çok başarılı işler çıkaran amatör mobil fotoğrafçılar da çoğaldı. Yoksa filtreler mi demeliyiz? :)

En sık kullandığınız filtrenin, aslında takipçilerinize yaşamınızla ilgili minik ipuçları verdiğinin farkında mısınız?

Gingham:
Neşelisiniz, enerjinizi gün ışığından alıyorsunuz.

Moon:
Sanata aşık, iflah olmaz bir romantiksiniz.

Lark:
Muzipliklerinizle nam salmışsınız.

 

http://iriscingi.blogspot.com.tr/


12
Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi