Konuk Odası

02/2017 Tarihli Makaleler

 

BEN BUYUM

2017.2.20 9:58:41

 


Arkadaşlar, dostlar bana sitem  ediyor, sen değiştin diye. Oysa ben büyüdüm. 40'ımdan sonra ne olduğumu, kime ne kadar değer vermem gerektiğini öğrendim. Böyle daha mutluyum. Herşeyin bende gizli olduğunu keşfettim. Haa, ara sıra eski halime benzer tavırlarım da oluyor  Ama azıcık çatlak çok su sızdırmıyor.
Can Yücel'in muhteşem bir şiirini gördüm 40'lı yaşlarda bana yıl haritası oldu. Elbette ben o zamana hazırmışım. Bu şiir kendimi ifade edişim gibi. Paylaşayım mı?

HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...


Aşk Yanıbaşımızda

2017.2.7 17:21:8

 

Uzun zamandır aşk yazmıyordum.  Aşkı unuttuğumu sanmayın. Ne  unuturum ne de unuttururum. Hayatımıza renk katan, en büyük acıları yaşadığımızı düşünüp bir daha asla dediğimizde  yine karşımızda bulduğumuz bu iksir öyle kolay kolay kenara atılacak gibi değil.

 

Aşkın tarifi zor...Ben aşkı;  “ Bir çok mantıksızlığı içinde barındıran, insanların daha başlarken sonunda acı olabilirmi hissini bir yumruk gibi midelerinde hissettikleri risk unsuru yüksek duygu biçimi.” olarak tanımlıyorum. Aşk sabır ister, özen ister, dinlemek ister ve en önemlisi hep iki kişi ister.

 

Aşk her an her yerde karşımıza çıkabilir.Öylece durup onu farketmemizi bekler, bazen farkedip büyüsüne kapılırız bazen de sessizce yanından geçer gideriz ve bir başka aşkın hayali ile yaşamaya devam ederiz.

 

En tehlikelisi ise sahip olduğumuz aşkı unuturuz. Klasik bir cümle ile özetleriz “ aşk zamanla yerini alışkanlığa bırakıyor, monotonlaşıyor ve adı sevgi oluyor.” Ben de böyle düşünüyordum ancak anladım ki yanlış

yoldayım. Sevgili yada karı koca heyecanını  kaybeden ilişkilerimizi böyle sınıflandırmak kolay bir kaçış yolu. Tembellik yapıyoruz, karşımzıdaki emek versin istiyoruz, konuşmuyoruz.

 

İlişkimizi test etmek elimizde. Alışkanlıklarımızın esiri olamadan hayatı doya doya yaşamalıyız. Aşık olduğumuzu ya da aşkımızın devam ettiğini

anlamamızı yardım edecek bir çok soru vardır. Bu soruların barındırdığı duygu  ve davranışlar evrenseldir. Soruların anlamı batıdaki şehirli kadın de doğudaki  köylü kadın içinde aynıdır.                  

 

İşte muhteşem sorular;

Herkes, O’nun size uygun olmadığını söylediğinde kulaklarınızı tıkayıp ona gittiniz mi? O’nun için herşeyinizi kaybetme pahasına risk aldınız mı? Beraber olamasanız da O’nun mutlu olmasını istediniz mi?

Onunla sıcacık bir yuvanın hayalini kurdunuz mu ya da Onsuz  bir evde yaşamanın dayanılmazlığını hissettiniz mi? Çocuklarınızın ona benzemesinden gurur duydunuz mu?

 

 

 


Falcı

2017.2.7 17:19:6

 

 

    Fal baktırıcaz diye saat 15:00da oturduğumuz cafede, 19:00a kadar beklememizi de anlatmak istemiyorum. Çünkü annemin de dediği gibi, " bizim kafamız hiç çalışmıyor mu? fal baktırıcam diye o kadar saat beklenir mi?" ?!

Falcı bacı, karşısına oturduğum gibi fincana bile bakmadan eski sevgilimin adını söylemesiyle, benden 10 points alarak fala başladı. Falım çok tatlı bir şekilde ilerken, " bir yakınının vefatına üzüldüğün dönemde sana 2 adet 3 harfli bağyan musallat olmuş. İlişkilerinin kötü gitmesinin nedeni onlar, adamlara aşık oluyorlar ve bu yüzden seni seven adamların hepsi gidiyor" dedi?! Hadi bakalııım!!! Resmen 2 adet kumayla yaşıyormuşum da haberim yok. Arkadaşım madem adamları siz de seviyorsunuz göndermeyin, dibimizde kalsınlar hepimiz mutlu olalım di mi? (inanmasam da konuyla fazla dalga geçmeye korkuyorum, sabah kalktığımda ağzımla ayaklarım yer değiştirmiş olmasın plss)

 


Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi