Konuk Odası

02/2016 Tarihli Makaleler

 

Yarat ve Yaz/ Jale Türkmen Üzrek - Eğitimci

2016.2.22 9:44:28

 

Yaratıcı yazarlık kursuna başladım. Yaratıcı yazarlık deneme, öykü, roman tarzı yazılar yazmak isteyenler için bir rehber olabilir.  Tabii iyi bir yazar olmak için bu tarz eğitimler almak ne kadar gereklidir?  Tartışılır. Okumayı çok seven biri olarak kitaplar, ünlü yazarların kitap yazma aşamaları, yazma teknikleri vs bu konularda konuşup bilgilenmek beni mutlu ediyor. Eğitimi veren Betül hocamız konusunda donanımlı bir kadın. Kursu verme biçimini de beğendim. Pınar Kür, Hakan Günday gibi ünlü yazarların atölye çalışmaları varmış. Kim bilir bir gün Orhan Pamuk’a bile tesadüf ederim.

Meraklısına tüyolar:

-        Hikayemizde yer alacak karakterler çok önemli. Okuyucuya her detayı vermesek de biz yaratıcıları olarak onları çok iyi bilmeliyiz.

-        Yazmaya başlamadan kahramanlarımızın biyolojik ve sosyal özelliklerini çok detaylı yazmalıyız. Bu özellikler onların psikolojik özelliklerini belirliyor. Biz en ince ayrıntısına kadar bunları bilmeli ama okuyucunun hayal gücüne de saygı duyarak yavaş yavaş ortaya çıkarmalıyız.

-        Çok kötü ve çok iyi karakterler gerçekçi değil.   İyi okurlar iyi kötü özellikleri bir arada barındıran karakterlere daha çok güveniyor.

-        Karakterleri geçekçi yapacağız derken ilginçlik ögesini göz ardı etmemeliyiz.

-        Kahramanlarımızı olaylar karşısındaki tavırları ile okuyucuya göstermek daha güzel bir sonuç veriyor.

-        Çatışmalar karakter analizi için çok elverişli fırsatlar. Gerçek kişilikler hep insanlar köşeye sıkıştığında ortaya çıkıyor. (Gerçek hayat da böyle değil mi?)

Ve anlatacağımız hikayemiz:

-        Çatışma ve sorunlar hikayenin okunabilirliğini artırıyor. Okuyucuda merak uyandırmak çok önemli.

-        Ve öykümüze direkt ana olayla başlamak iyi bir teknik. Ve bu ana olayı takip eden yan  konularla beraber karakterlerin açığa çıkması sürükleyiciliği arttırıyor.  Olayla başlamayı tercih etmesek bile “serim” denilen kişileri, mekanları tanıtıcı bölümü kısa tutmak tavsiye ediliyor.

Haftayı iple çekiyorumJ


VÜCUT DİLİ NE ZAMAN YALAN SÖYLER / Berna Kumaş

2016.2.19 17:59:19

İnsanların çoğu, konuşumadan sadece genel duruş, yüz ifadesi ve jestlerden tahmin yürütülerek çıkarılan iletişim biçimine “vücut dili” demektedir. Uzmanlar ise bu türe “kelimesiz iletişim”  demektedirler. İkisi de aynı anlamı taşır: Neler olduğu hakkında kelimelerden daha inandırıcı ya da anlaşılması daha esaslı olan insan iletişiminin ikinci kaynağı kelimesiz iletişimdir.

Acaba hakikatten öyle mi? İster iş hayatında ister kişisel hayattaki kişiler arası ilişkilerde olsun başarı için beden dilinin bilgileri gereklidir. Modern iletişim araştırmasına göre, aslında anlayışımızın büyük bir bölümü güdüseldir ve bunun büyük bir kısmıda yanlış anlamalardan oluşur.


Neyini sevdim?

2016.2.15 10:6:7

 


Ben senin bakışını sevdim. Baktığında ruhumu görmeni sevdim. Baktığında kalbimi anlananı sevdim. Baktığında aklımı okumanı sevdim. Baktığında kendimi değerli hissettirmeni sevdim. Hayran bakışlarınla beni dünyanın en güzel kadını yapmanı sevdim.
Bana kadın olduğumu hissettirmeni sevdim. Bana aşkı, sevgiyi, seksi öğretmeni sevdim.
Hayatında olduğum için teşekkür etmeni sevdim. Ruhuma, vücuduma tapmanı sevdim. Küçük kıskançlıklarını, yersiz öfkeni sevdim. Kızdığında; patlayan boyun damarlarını, inip çıkan adem elmanı, seyriyen çeneni, elini saçlarına götürmeni sevdim.
Ölümün eşiğinden döndüğümüz anda canını hiçe sayıp önce bana sımsıkı sarılmanı çok ama çok sevdim.
En üzüntülü anında elimi sımsıkı tutmanı sevdim. Zor günümde yaslandığım omzunu sevdim.
Ağladığımda benimle birlikte kızaran yeşil gözlerini, gözyaşlarımı öpen dudaklarını sevdim.
Sana iltifat ettiğimde çocuk gibi kızaran kulaklarını sevdim.
Ben senin yürüyüşünü, gülüşünü, kısık kahkahanı, giyinişini, tarzını, duruşunu sevdim.
Aşkım, ben en çok senin beni, sen gibi sevmeni sevdim.


AŞK DUASI

2016.2.12 10:55:1

 

 

Hepimizin  Peşinden koştuğu AŞK ve biz koştukça  bizden uzaklaşan Aşk...

Adı “ Sevgililer Günü” ama çağrışımı AŞK.

AŞK’ı bulamayanların ya da hüsran yaşayanların  sığındığı SEVGİ ve SAYGI.

Ama içten içe yine de herkesin  içini yakan AŞK  ve bir gün kavuşma hayali.

Dünyada milyarlarca insan dolayısyla milyarlarca yaşanan aşk  var. Hiçbir şey için  kesin tanımlama yapılamazken

Milyarların aşk tanımlamasında  bri çok ortak nokta var.

İsterseniz bir AŞK  duası yapalım. Ellerimizi açıp, gözlerimizi kapatıp Tanrı’dam AŞK dileyelim.

“ Allahım beni deli gibi sevecek, bana tapacak, benim de sevip tapacağım heyecanı hiç bitmeyecek bir erkek/ kadını karşıma çıkart lütfen”

Dünyanın bir çok konuda fikren ve fiziksel olarak savaştığı bir dönemde  kadın ve erkek olarak en azından bir düşüncede din, dil ve ırk ayırt etmeden buluşuyor olmakta güzel. Allah hepimizin gönlüne göre versin. Sahip olup da değerini bilmeyenlerin de gözünü açsın.

Amin.


Hafıza

2016.2.10 11:1:58

 

İnsanın tüm yetenekleri mutlaka çok kıymetli ama bazıları başı çekebilir. Mesela benim asla kaybetmek istemeyeceklerim sıralamam şöyle:

Hafıza: Anılarım en büyük servetim. Onları asla kaybetmek istemem. Ailemde demans, Alzheimer gibi hafızayı etkileyen kalıtımsal durumların olmaması beni de umutlandırıyor.

Görme: Bunu da gözden çıkaramam. Görmeden yaşayamam sanırım. Milyonlarca görmeyen var tabii ama bu benim listem.

Yürüme: Yürümeyi hep özgürlük olarak gördüm. Bundan da vazgeçemem.

Sevmek: En sevdiğim yeteneğim. Allah bu yeteneği son nefesime kadar almaz inşallah.

Düşünme: Yani akıl. Umarım bu yeteneğimi de son nefesime kadar kaybetmem.

Diğerleri mi? Onlar olmasa da idare edebilirim. Ama top 10 listem böyle. Herkesin ki farklıdır elbette, saygı duyarım.


12
Üye Girişi

E-Posta Adresiniz:

Şifreniz:

Sitemize Üye Olun

Şifremi Unuttum

Anket

En severek okuduğunuz Sır Kadın hangisi?

Psikolog Işınsu Gündüz
Bodoslama
Cygnus
Dekolte
Pure Love
Olgun Kadın
Alora
Külkedisi